Evrenin Türküsü – Yalçın Altın

Bilimkurgu, korku, polisiye türlerindeki öykü seslendirmeleriyle tanıdığımız Yalçın Altın bu kez okurların karşısına bir öykü kitabıyla çıkıyor: Evrenin Türküsü. Altın daha önce iki öykü seçkisi de derlemişti: Hayal Kutusu ve Gelişim Hedefleri.

Mantis Kitap tarafından yayımlanan Evrenin Türküsü’nde on öykü yer alıyor. Öykülere ilişkin görüşlerimi yazının devamında paylaşacağım. Ondan önce kitabın Teşekkürler kısmına odaklanmak istiyorum. Yalçın Altın kitabın sonunda yer alan bu bölümde Edisyon Sanat Evi Yazarlık Atölyesi hocası Ferhat Uludere‘ye ve İSMEK İleri Seviye Yazarlık Atölyesi hocası Şenol Tombaş‘a teşekkürlerini sunuyor.

Son zamanlarda popülerleşen ve sayısı artan yazarlık atölyeleri edebiyat camiası için bitmeyen bir tartışma konusu. Ancak katıldığı yazarlık atölyelerinin Yalçın Altın üzerinde olumlu bir etki yarattığını söyleyebilirim. Atölye kapsamında yazdığı öykülerde belirli bir kalitenin olduğu aşikar.

 

Bol Korku, Az Bilimkurgu

Kitaptaki on öyküye baktığımızda şöyle bir gerçek ortaya çıkıyor: İlk iki öykü bilimkurgu türündeyken, kalan sekiz öykü korku edebiyatı kapsamında. Burada aklıma gelen soru şu: Tamamen korku öykülerinden oluşan bir kitap olsaydı daha iyi olmaz mıydı?

Fakat yine karşımıza başka bir sorun çıkıyor: Kitabın bilimkurgu türündeki, ilk iki öyküsü olan ‘Evrenin Türküsü’ ve ‘Hunlar Geliyor’ eserdeki en güçlü öyküler. Diğer öykülere göre açık ara öndeler. Kitaptaki korku öyküleri ne yazık ki aynı standardı yakalayamıyor. Bir öykü kitabında tüm öyküler aynı güçte ve vuruculukta olmayabilir; ancak Evrenin Türküsü’nde öyküler arasında uçurumlar var. Bu uçurumların kapatılması gerekiyor.

Bahsedilmesi gereken bir diğer konu ise kitapta yer alan korku öykülerindeki usta korku yazarı  H.P. Lovecraft etkisi. Sevdiğimiz yazarlardan esinlenmemiz oldukça olağan bir durum. Özellikle yazmaya ilk başladığımız acemilik dönemlerinde bu etki daha güçlü oluyor ve kendi tarzımızı oturttukça zamanla zayıflıyor.

Fakat esinlenme aşırıyı kaçtığında tehlike yaratıyor. Örneğin, kitaptaki ‘Korkunç Gece’ öyküsü için Lovecraft’ın meşhur öykülerinden ‘Erich Zann’ın Müziği’nin Türkçe uyarlaması diyebiliriz. Bu durum hem yazara hem de kitaba zarar veriyor.

Bana kalırsa Yalçın Altın ‘Evrenin Türküsü’ kitabıyla öykücülüğe ilk adımını atıyor. İyi öyküler yazabileceğini gösteriyor. Ancak bir sonraki adım için acele etmemeli, daha fazla öykü yazmalı ve kendi üslubunu, tarzını oturtmalı. Böylece ilk adımından daha sağlam bir adımla edebiyat yolunda ilerleyebilir.