Dış Uzay Antlaşması (1967)

Kısa adıyla ‘Dış Uzay Antlaşması’, uzun adıyla ‘Ay ve Diğer Gök Cisimleri Dâhil, Uzayın Keşif ve Kullanılmasında Devletlerin Faaliyetlerini Yöneten İlkeler Hakkında Antlaşma’ uluslararası uzay hukukunu oluşturan ana metindir. Bu antlaşma konsept açısından kendisinden önceki ‘Antarktika Antlaşması’na (1961) oldukça benzemektedir. Her iki antlaşmada silahsızlanma fikri ön plandadır.

Gelecekte uzayda yaşanacak muhtemel bir yeni sömürgecilik yarışını ve uzaydaki kaynakların sömürülmesini engellemeyi amaçlamaktadır. Antlaşma dış uzayı sadece barışçıl amaçlarla kullanmayı salık vermektedir.

Sovyetler Birliği’nin Sputnik başarısı (uzaya fırlatılan ilk yapay uydu) ile başlayan uzay yarışı bir yandan da devam eden silahlanma yarışıyla birlikte Dünya için tehlikeli bir noktaya doğru gitmektedir. Buna engel olmak için bir antlaşma fikri ortaya atılmıştır.

Birleşmiş Milletler himayesinde tartışılan ve tasarlanan Dış Uzay Antlaşması, 27 Ocak 1967’de Amerika Birleşik Devletleri, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği ve İngiltere’de imzaya açılmış, 10 Ekim 1967’de yürürlüğe girmiştir. Şubat 2022 tarihi itibariyle tüm uzaya çıkan ülkelerin de içinde olduğu 112 devlet bu antlaşmaya taraftır. Türkiye’de antlaşmayı 1967’de imzalamış, 1968’de onaylamıştır.

Dış Uzay Antlaşması ilk ve temel yasal uzay hukuku metnidir. Uluslararası Uzay İstasyonu ve Artemis Projesi gibi projelere ön ayak olmuştur. Uzayın her ülke tarafından özgürce kullanılıp keşfedilebileceğini ve tüm insanlığa ait olduğunun altını kalın harflerle çizmiştir.

 

Maddeler

Antlaşmanın bazı maddeleri aşağıdaki gibidir:

  1. Madde: Ay ve diğer gök cisimleri de dahil olmak üzere, uzayın keşfi ve kullanımı, ekonomik veya bilimsel gelişme derecelerine bakılmaksızın tüm ülkelerin yararına ve çıkarlarına göre yürütülecek ve tüm insanlığın alanı olacaktır.
  2. Madde: Ay ve diğer gök cisimleri de dahil olmak üzere uzay, egemenlik iddiasıyla, kullanım veya işgal yoluyla veya başka herhangi bir yolla ulusal mülk edinmeye tabi değildir.
  3. Madde: Antlaşmaya Taraf Devletler, nükleer silah veya diğer herhangi bir kitle imha silahı taşıyan herhangi bir nesneyi Dünya çevresinde yörüngeye yerleştirmemeyi, bu tür silahları gök cisimlerine yerleştirmemeyi veya bu tür silahları başka herhangi bir şekilde uzaya yerleştirmemeyi taahhüt ederler.
  4. Madde: Ay ve diğer gök cisimleri dahil olmak üzere uzaya bir cismi fırlatan veya fırlatmasını sağlayan Antlaşmaya Taraf her Devlet ve topraklarından veya tesisinden bir cismin fırlatıldığı her Taraf Devlet, başka bir Taraf Devlete verilen zarardan uluslararası olarak sorumludur.

 

Antlaşma 17 maddeden oluşmaktadır. Yukarıda alıntıladığımız maddeler sayesinde antlaşmanın içeriğini üç aşağı beş yukarı kavrayabiliriz.

Dünya’da tekrar savaş tamtamlarının çaldığı şu sıralarda, uzay teknolojisinin gelişmesiyle büyük devletlerin Dış Uzay Antlaşması’nı bir kenara atıp uzayı da bir savaş alanına dönüştürmesi sadece bir an meselesi. Bu yüzden özellikle uzaya çıkmış ülkelerin vatandaşları Dış Uzay Antlaşması’nın hükümetleri tarafından uygulanması konusunda kamuoyu ve baskı oluşturmalılar.