Ay Kızılıydı Gece – Emre Bozkuş

Emre Bozkuş’un ilk kitabı ‘Ay Kızılıydı Gece’, Klaros Yayınları tarafından yayımlandı. Kitabın içerisinde yirmi dokuz deneme yer alıyor. Aşkın Güngör‘ün, arka kapakta kitaba dair dile getirdiği gibi, eserde “bin yaşındaki bir gencin hayatı yorumlama biçimleri var”. Emre Bozkuş, 1995 doğumlu olsa da bin yaşındaki bir insanmış gibi bilge sözler dökülüyor kaleminden. Yazarın yaşını göz önüne aldığımızda şaşırtıcı şekilde derin bir bilgeliğe şahit oluyoruz sayfalar arasında.

 

Nefes, Söz ve Aşk

“Nefesle başlar ve nefesle sona erer çünkü tüm bildiğin ve olduğun.” (syf.13)

Şiirler de kaleme alan Emre Bozkuş’un bu ilk kitabında altını çizdiğim o kadar çok yer var ki. Örneğin, yukarıda sizlerle paylaştığım, nefesle alakalı cümle. Üzerine sayfalarca şey yazılabilir. Aldığımız ilk nefes ve verdiğimiz son nefes arasındaki zaman değil midir yaşam? İlk nefeste de, son nefeste de ağlarız nedense.

“Sözünü yükselttikçe büyür insan, sözünü yükselttikçe kendini bulur.” (syf.15)

Aslında Bozkuş’un denemelerinde yapmaya çalıştığı şey de bu: sözünü yükseltmek. Sözünü yükselterek kendini geliştirmek, kendini bulmaya çalışmak ve bu yolda, bin bir emekle ortaya çıkardıklarını okurla paylaşmak.

“Aşk deliliğin herkes tarafından kabul edilen halidir.” (syf.32)

Hayattan bahsedip aşktan bahsetmemek mümkün mü? Bozkuş, aşkın sınır tanımazlığına, anormalliğine ve deliliğine vurgu yapıyor. Kitapta aşkın biraz yıkıcı ve tehlikeli tarafına daha fazla odaklandığını söyleyebilirim. Bardağın boş tarafı daha görünür yazılarda.

 

Yaşam ve Cehennem

“Yaşam bir tren ise son durağa varmayı değil, son durağa varana değin keşfetmeyi öncelemeliyiz. Zaten her halükarda o durağa varacağız ve bileti yırtıp çöpe atacağız. Bunun kaçışı yok; hayat pazarlık etmez, fırsatın varken kullanmanı bekler ve bir anda ışıklar söner.” (syf.45)

Biraz uzun bir alıntı oldu fakat yazarın yaşama, ölüme dair söyledikleri oldukça etkileyici. Yaşamın değerini bilmemiz gerekiyor. Varacağımız hedeften çok, yaptığımız yolculuktan keyif almamız ve bir şeyler öğrenmemiz elzem. Hatta öğrendiklerimizi insanlarla paylaşırsak ne ala!

“Cehennem, acı çektiğimiz yer değildir. Cehennem, acı çektiğimizi hiç kimsenin bilmediği yerdir.” (syf.74)

Yukarıdaki sözler yazara ait değil. Hallac-ı Mansur’dan alıntılamış yazar. Kitapta bunun gibi birçok alıntı yer alıyor. Ancak beni en çok etkileyen alıntı bu oldu. Çünkü Bozkuş’un çektiği varoluşsal acıları bizlerle, okurlarla paylaşma isteğinin bir sonucu ‘Ay Kızılıydı Gece’. Acıları paylaşarak cehennemi yıkmak belki de amacı ya da cehennemi gözler önüne sererek paylaşmak.

 

Sonuç

Diliyle, imgeleriyle, bilgeliğiyle başarılı bir ilk kitap ‘Ay Kızılıydı Gece’. Yaşam yolculuğundan damıttıklarını yazıya dökmüş Emre Bozkuş. Genç yaşına rağmen deneyimi ve yeteneği takdire şayan.

Bozkuş’un yolunun açık olduğu şimdiden belli.