On’un Tercihi: Esra Altun

esra altun

Esra Altun, söyleşi serimizin yeni konuğu.

Roket’i ilk günden itibaren önce bir okur, sonra bir yazar olarak destekleyen Esra Altun; gerçek bir bilimkurgu sevdalısı. Farklı mecralarda söyleşileri ve incelemeleri yer alan Altun, Şavgu Aydın’la birlikte Kare As YouTube kanalında edebiyat ağırlıklı içerikler üretiyor. Esra Altun ayrıca “Eşik” adlı bir şiir kitabına da sahip.

 

SORU: Bilimkurgunun uçsuz bucaksız evreninde, bir yazar olarak hayal gücünüzü besleyen ve sizde kalıcı izler bırakan edebiyat eserleri mutlaka vardır. Peki, sizin için en unutulmaz olanları hangileri? Sizi en çok etkileyen beş yerli ve beş yabancı bilimkurgu eserini ve bu eserlerin sizde uyandırdığı düşünce ve duyguları bizimle paylaşır mısınız?

 

CEVAP:

Merhaba, yaratıcılık ve dil zenginliği açısından hangi bilimkurgu romanları denildiğinde bir seçim yapmak o kadar zor ki. Diğer yazarlara ve eserlere haksızlık etmemek adına soruyu ilk okuduğumda aklıma ilk geliveren kitaplara odaklandım. Keyifli okumalar…

 

Otostopçunun Galaksi Rehberi – Douglas Adams

 Bugüne kadar okuduklarım arasında en yaratıcı bulduğum bilimkurgu romanı Douglas Adams’ın Otostopçunun Galaksi Rehberi kitabı ve devam kitapları olan “Evrenin Sonundaki Restoran, Hayat, Evren ve Her Şey” kitapları. Kabalcı Yayınevi 2005 yılında “tekmili birden” adı altında Otostopçunun Galaksi Rehberi’nin tüm öykülerini tek bir kitapta yayınladı. Kitabın kendisi bir yana başlangıcında yazarın bu kitabın doğuş hikayesini anlattığı “rehber için hazırlanmış bir rehber, yazarından birtakım işe yarar notlar” kısmı enfestir. Bir araya gelip bu kitabın ortaya çıkmasına sebep olan detaylar da en az kitabın kendisi kadar eğlenceli ve olanaksız gibidir. Nasıl ki bazı insanlar uzayda yaşam aramaya gerek yok okyanusların diplerine bakalım der, bu roman da insan yaşamının aslında bilimkurgusal bir gerçeklik içerdiğinin kanıtı gibidir. Douglas Adams’ın mizahi dili olay örgülerindeki en karmaşık, en talihsiz, en korkutucu detayları bile gülerek okumanıza sebep olur. Sık sık galaksinin derinliklerinde nasıl uygarlıklar olabileceğini kurgularım ve bu kurguların çoğunun kaynağı Otostopçunun Galaksi Rehberi’dir. Umarım bu rehberi kullanarak gezegenden en kısa sürede ayrılmayı başarabilirim.

 

 Biz – Yevgeni İvanoviç Zamyatin

Biz, 1920 yılında yazılmış, 1924 yılında İngilizce yayınlanmış ancak ana dilinde yayınlanması için 1952 yılını beklemiş nihayet 1988 de anavatanında yayınlanmış bir distopik roman. Bu roman için Ursula K. Le Guin ters ütopya tanımlamasını kullanır. Her ütopyanın bir gün distopyaya dönüşebilme ihtimalini zihnimin bir köşesinde her zaman canlı tutan bir roman. Peşinden gelen pek çok yazara da ilham vermiş, kurumların ve sistemlerin insanın hayal gücünden nasıl korktukları ve bu gücü sindirmek için neler yapabilecekleri üzerine, yazarının tüm bu baskılara maruz kalmış bir insan olduğunu da göz önünde bulundurarak, yazılmış sık sık açıp yeniden okuduğum bir roman.

 

 Süperpoze – David Walton

Süperpoze benim üzerinde düşünmeyi sevdiğim bir konu olan kuantum fiziği üzerine yazılmış hareketli ve merak uyandıran bir roman. Bilimkurgu denildiğinde, geleceğe dair yazılıyorsa eğer, Isaac Asimov ya da Arthur C. Clarke’ın yaptığı gibi daha bilimsel temelli hatta yenilikleri ön görebilen ya da düşünceleri ve yaratımları gerçeğe dönüşme ihtimali olan yazarları okumayı seviyorum. Bu roman kuantum fiziği hakkında çalışan bilim insanlarının bile açıklanmasını çok zor bulduğu bir alanda başarılı bir olay örgüsü sunuyor.

 

 Aden – Stanislaw Lem

Stanislaw Lem denildiğinde pek çok insanın aklına ilk Solaris romanı gelir. Bense tam bir Aden hayranıyım. Aden, biraz da Solaris’in mayası gibidir. Roman, kazayla Aden gezegenine düşen uzay gemisinin altı kişilik mürettebatının bu yeni ve hakkında pek bir şey bilinmeyen gezegendeki maceralarını anlatır. Bir taraftan hayatta kalmaya çalışan mürettebat diğer taraftan da bu acayip gezegeni keşfetmeye çalışır. Yazar bu oksijen seviyesi dünyamızın atmosferine benzeyen gezegenin canlılarını mümkün olan tüm sınırları zorlayarak kurgulamış.

Aden’deki toplumla ilk karşılaşma Doktor karakterine şunları söyletir: “İnsan olarak, tabii ki insanca bağlantılar kurup öyle yorumlar yapıyoruz. Dünyadan getirdiğimiz insan kurallarını uygulayıp gerçekleri de insani kalıplara sokuyoruz.” Kitabın genelinde insanın gördüğü, duyduğu kısacası kendi algılarıyla deneyimlediği her şeyin hatalı ve çıkarımlarının taraflı olabileceği irdeleniyor.

 

Nightfall – Isaac Asimov

Asimov yazdığı hemen her öykü ve romanla beni başka dünyalara götürür ancak Nightfall öyküsünün yeri bir başkadır. Aden’deki gibi insanın bilmediği üzerine yaptığı yanlış yorumlara Nightfall’da işittiğimizin fazlasını duyabilmek ya da gözlemleyebildiğimizin ötesini görebilmek için yardımcı aletler üretsek bile, evrende karşılaşabileceklerimizin sınırsızlığının bizi nasıl çaresiz bırakabileceği anlatılır. Bu öykünün genel konusundan bahsetmeyeceğim ki sizde merak uyandırabileyim.

 

Halaskar – Ş. Yüksel Yılmaz

Postapokaliptik olarak tasarlanan bir roman. Halaskar, nükleer savaştan sonra insanlar için yaşanabilecek yeni bir gezegen arayan tek başına olan bir askerin hikayesini anlatıyor. Türk bilimkurgusunda özgün ve nitelikli bir roman. Yüksel Yılmaz bu romanında yeni bir dünya yaratıyor. Dünyadakinden farklı koşullara, iklime, bitki örtüsüne ve canlılara sahip bir gezegende geçen insan öykülerini ilgi çekici ve etkileyici buluyorum.

 

 Enceladus Kıyameti – Gökcan Şahin

“Yeni bir çağın başlayabilmesi için önce kıyamete ihtiyaç vardır.”

Enfes bir roman diyerek giriş yapmak isterim. Bir ana öykü etrafında pek çok yan öykü içeren, Güneş sistemindeki farklı gezegenlerde ve uydularda geçen, her yeni uydu ya da gezegende karakterler üzerinden bambaşka sosyolojik, politik, ekolojik konulara değinen, çok katmanlı bir kitap. Romanın içerisindeki her bir olay örgüsü başka bir kitap olarak yazılabilecek kadar incelikli ve detaylı işlenmiş. Hareketli, çok karakterli, yaratıcı ve düşündürücü bir eser.

 

Roket Bilimkurgu Öykü Seçkisi

Sevgili Ruhşen Doğan Nar’ın editörlüğünü yaptığı bu seçkiyi ilk sayısından beri takip ediyorum. Birbirinden yetenekli yazarlarla bu sayede tanışma fırsatım oldu. Hem yeni fikirlere kapılar açan öyküler okuyorum hem de Türkçe bilimkurgu yazarlığının ilerlemesini izleyebiliyorum. Listemde az sayıda olan Türkçe bilimkurgu kitabını Roket sayesinde çoğaltmaya başladım. Belki bir gün sadece Türkçe bilimkurgu romanları yayınlayan bir yayınevine kavuşuruz.


On’un Tercihi söyleşi serisindeki diğer yazılara ulaşmak için buraya tıklayın.

 

On’un Tercihi: Melisa Parlak

Hıyar Hapı Meselesi - Ruhşen Doğan Nar